You are here:  
COMPARISON CLAUSE PDF Yazdır E-posta

Yazar öss hazırlık   
Pazar, 28 Eylül 2008

COMPARISON CLAUSE

1. EŞİTSİZLİK

1.1. "... than" yapıları ( = Comparative)

Sıfata "daha" niteliği kazandıran "-er" ve "more" eklenmesi ile oluşan yapılardır.

sıfat + -er / more + sıfat + than

- She is more intelligent than she looks.



  (O) göründüğünden daha zeki(dir).
 

Bu yapı Türkçe'ye "... -dEn daha + sıfat" şeklinde aktarılır.

1.2. rather than + sıfat / isim

Bir kıyaslama cümlesi olmamasına karşın bu kullanım sık sık karıştırılmasından ötürü bu bölümde ele alınmaktadır.

- I'd call her hair chestnut rather than brown.
  Ben onun saçına kahverengiden çok/ziyade kestane diyeceğim/derdim.
 

Bu yapı Türkçe'ye "-dEn çok/ziyade" yapısı ile aktarılır.

1.3. more and more / -er ... -er

"Gitgide", "daha da" anlamını katmak amacı ile kıyaslama yapısının tekrarlanması gerekmektedir.

- It is getting colder and colder.
  Hava gitgide soğuyor.

- She is becoming more and more aggressive.
   Gitgide saldırganlaşıyor.

1.4. more + isim

"More" kelimesi her zaman bir sıfatı nitelemez. Bazan bir ismin niceliğinin belirtilmesinde de kullanılabilir.

- More people than ever leave their villages for a major city.
  Şimdiye kadar olduğundan daha fazla / Görülmedik sayıda insan büyük şehirde yaşamak için köyünü terkediyor.

1.5. "most" ve "-est" yapıları ( = Superlative )

Sıfata "en" niteliği kazandıran "most" ya da "-est" yapılarının eklen-mesi ile oluşturulur.

the/my/.. + isim + sıfat + -est / most + sıfat

- My biggest contribution is this monument.
  Benim en büyük katkım bu anıt(dır).
 

Bu yapı Türkçe'ye "en + sıfat + isim" şeklinde aktarılır.

1.6. most + isim

İsim ile kullanıldığı zaman "most" kelimesi bir kıyaslama niteliği getirmemektedir.

- Most people do not care about the dangers of pollution.
   Çoğu insan kirliliğin tehlikelerine aldırış etmemekte.
 

Bu yapı Türkçe'ye "çoğu + isim" şeklinde aktarılır.

1.7. The + comparative, the + comparative

- The sooner you come the better (it is).
  Ne kadar erken gelirsen o kadar iyi (olur).
 

Bu yapı Türkçe'ye "ne kadar ... o kadar" ile aktarılır.

2. EŞİTLİK

2.1. as + sıfat / zarf + as

- He is as tall as I am / me.
  (O) benim kadar uzun boylu(dur).
 

Bu yapı Türkçe'ye "kadar" kullanılarak aktarılabilir.
 

"As" yapısı birden fazla anlam için kullanılabilir. Ayrıntılı bilgi için parantez içinde verilen bölüme bakılması gerekmektedir.

as well as - He can't dance as well as me. ("Comparison")

- She is clever as well as (being) beautiful. [=yanısıra]

as long as - My hair is as long as his. ("Comparison")

- I'll work as long as I live. ("Time")
- He can come as long as he is sober. ("Condition")

as soon as - I'll come in as soon as five minutes. ("Comparison")

- As soon as she saw him, she fainted. ("Time")

as far as - I went as far as Istanbul. ("Comparison")

- As far as I know, she is a vet. ("Comment")

2.2. the same + isim + as

- He earns the same (money) as me / I do.
  Benimle aynı parayı kazanıyor. / Benim kadar kazanıyor.

3. YETERLİLİK VE FAZLALIK

3.1. Sıfat / zarf + enough (for so.) to + yüklem

- The water is acidic enough to scare people.
  Su insanları kaçırtacak kadar asitli.
 

Bu yapı Türkçe'ye "- EcEk / - EbIlEcEk" ile aktarılır.

3.2. too + sıfat / zarf (for so.) to + yüklem

- It is too heavy for me to lift.
  O benim kaldıramayacağım kadar ağır.
 

Bu yapı Türkçe'ye "yüklem + - EmEyEcEk kadar" ya da "yüklem + - EbIlEcEğIndEn çok / fazla" yapıları ile aktarılabilir.

4. MUCH/EVEN/FAR/A LOT/A LITTLE/ A BIT/ALL THE + COMPARATIVE

İngilizce'de kıyaslamayı güçlendirmek amacı ile comparative yapının önüne çok ya da biraz anlamı ta??yan kelimeler yerleştirilebilir.

Bu yapılar kendi başlarına kıyas oluşturamazlar.

Yani,

* He is much experienced than the rest of the applicants

cümlesi hatalıdır. Doğru cümlenin

- He is much more experienced than the rest of the applicants

şeklinde olması gerekir.

Bu yapılardan much, far, a lot, even, all the Türkçe'ye çok ile, a little ve a bit ise biraz/ bir parça ile aktarılabilir.

5. SO ... THAT / SUCH ... THAT

So ... that İngilizce'de

so + sıfat + (that) [1]
so + zarf + (that) [2]
so + sıfat + a(n) + isim + (that) [3]
so + many/much/few/little + isim + (that) [4]

such ... that ise

such + sıfat + isim + (that) [5]

şeklinde oluşturulur.

- The problem was so difficult that we couldn't solve it. [1]
  Problem o kadar zordu ki çözemedik.

- He spoke so eloquently that everybody congragulated him. [2]
  O kadar etkili konuştu ki kendisini herkes kutladı.

- It was so difficult a problem that we couldn't solve it. [3]
- He has so many books that he can't remember how many. [4]
  O kadar çok kitabı var ki sayısını hatırlayamıyor.

- He gave such a wonderful speech that we were astounded. [5]
  O kadar güzel bir konuşma yaptı ki ağzımız açık kaldı.
 

Bu yapılar Türkçe'ye "o ... kadar ki" şeklinde aktarılır.
 


 
< Önceki   Sonraki >

ingilizce konuları

RELATIVE CLAUSE

Pazartesi, 27 Ekim 2008

  1. TANIM "Relative Clause" yapı bir isim ve o ismi tanımlayan ve isme genelde "who , which , that, where , .." gibi kelimelerle bağlanan bir tamlayandan oluşur: -...
Devamı

inkilap tarihi konuları

Genal tarih konuları

TBMMNİN AÇILIŞI ve TEPKİLER

Pazar, 03 Mayıs 2009

TBMM'NİN AÇILIŞI ve TEPKİLER 1. TBMM'nin Açılması İstanbul'un işgali ve Mebuslar Meclisi'nin dağıtılması üzerine harekete geçen Mustafa Kemal yayınladığı bir genelge ile Ankara'da olağanüstü...
+ tamamı

türkce konuları

Divan şiirinde nazım biçimleri

Pazartesi, 27 Ekim 2008

  Divan şiirinde nazım biçimleri, şekilleri belirlidir. Bu kurallar hiç değişmez. Halk şiirimizde ise nazım biçiminden çok türler vardır. Halk şiirinin...
+ tamamı

FUZULİ (ölümü 1556)

Pazartesi, 01 Aralık 2008

Türk edebiyatının en büyük şairlerinden biri olarak kabul edilir. Ama, yaşamı hakkında yeterli bilgi yoktur. Eski kaynaklarda doğum tarihi yazılmadığı gibi, doğum yeri olarak da...
+ tamamı

Diğer yazılar

geometri konuları